Kalıtım Genetik

26/10/2009 ·

Yeryüzünde iki milyonun üzerinde canlı türü yaşamaktadır.Bu canlı türlerinin birbirine benzer ve farklı özellikleri bulunur.Hatta bir türün tüm bireylerinde de benzer ve farklı özellikler bulunabilmektedir.Bu durumun temelinde bireylerin kalıtsal maddesi olan GENLER rol oynar.Canlı türlerinin ve bir türün tüm bireylerinin gen bilgileri farklı olup canlılar arası çeşitliliği oluşturur. Canlılarda çeşitliliğe neden olan her bir özelliğe KARAKTER denir.Karakterler genlerce oluşturulur.Genler üzerinde anne ve babadan yavruya aktarılan karakterlere KALITSAL KARAKTERLER denir(Dil yuvarlama,saç rengi,kan grubu,tavşan dudaklı olmak...). Karakter genleri eşeyli üremede anne ve babadan yavru bireylere eşit oranlarda(% 50) nakledilir.

Anne ve babadan kromozomlar vasıtasıyla gelen genlerin etkileşim şekil ve derecelerine göre de yavrunun özellikleri ortaya çıkar.Canlılardaki karakterleri ve karakterlerin yavru bireylere aktarılmasını inceleyen bilime KALITIM BİLİMİ ya da GENETİK denir.

Kalıtımla ilgili bazı tanımlar şunlardır:

dominant GEN(BASKIN GEN):Bulunduğu canlıda,taşıdığı özelliği oluşturabilen gene denir.Büyük harflerle sembolize edilir(A,B,C,D...).
Örnek:Siyah saçlılık,kıvırcık saçlılık,bezelyelerde sarı ve düzgün tohumluluk,uzun boyluluk...

resesif GEN(ÇEKİNİK GEN):Bulunduğu canlıda taşıdığı karakteri dominant gen bulunmadığı zaman oluşturabilen gen çeşitidir.Küçük harflerle sembolize edilir(a,b,c,d...).
Örnek:Sarı saçlılık,düz saç şekli,bezelyelerde yeşil ve buruşuk tohumluluk,kısa boyluluk...

GENOTİP:Canlıların DNA'sındaki (genler) genetik bilgidir.Canlı bireylerin karakterlerini oluşturur.DNA'nın en küçük birimi genler olduğu için genotipler genlerce oluşturulur.
Örnek:Karakterlerin dominant,resesif,homozigot,heterozigot... olması gibi.

FENOTİP:Anne ve babadan üreme olayı ile yavruya aktarılan genlerce oluşturalan karakterlerin dış görünüşüne denir.Canlı fenotiplerinin oluşmasında gen ve çevre etkileşmesi görülür.
Örnek:Göz renginin siyah,mavi,yeşil oluşu,saç şeklinin düz,kıvırcık olması,kan gruplarının A,B... olması gibi.

HOMOZİGOT(ARI DÖL):Yavruda karakteri oluşturan iki genin de aynı şekil ve özellikte olmasıdır.(AA,aa,BB,bb...)

HETEROZİGOT(MELEZ DÖL):Yavruda karakteri oluşturan iki genin de farklı şekil ve özellikte olmasıdır.
AA --- Homozigot---baskın karakter
Aa --- Heterozigot---baskın karakter
aa --- Homozigot---çekinik karakter

MENDEL'İN ÇALIŞMALARI

Kalıtım kurallarının temelini oluşturan ilk çalışmalar GREGOR MENDEL tarafından yapılmıştır.(1860)Mendel bir manastır bahçesinde bu konuyla ilgili deneyleri bezelyeler üzerinde yapmıştır.Elde ettiği sonuç-
lar ilginç ve düzenli bir matemiksel denkleme benzediği için,daha sonrala-
rı kalıtımın kurallarını oluşturmuştur.Mendelin deneylerinde bezelyeleri kullanmasının sebepleri şunlardır;
Bezelyelerde birbirinden çok farklı karakterler gözlenebilir.Tohum
şekli,rengi,büyüklüğü...gibi(Mendel bunlardan 7 tanesini kullanmıştır).

Bezelye bitkisi kolay yetiştirilir ve bir yılda birkaç ürün(döl) alına-
bilir.
Bezelye çiçeklerinin taç yaprakları uzun ve geniş olup çiçeğin erkek
ve dişi organını tamamen dış dünyaya kapatır.Böylece doğal ortamda ya-
bancı tozlaşma yapılamaz.(Karakterleri saftır.)

Bu taç yaprakların deneysel amaçlı kesilmesiyle süni tozlaşmaların
yapılabilmesidir.

Mendel'in çeşitli bezelye karakterlerini deneysel olarak kullanması ile bazı kalıtsal prensipleri bulmuştur.Bezelye çiçekleri arasında çaprazlama-
lar sonucu elde edilen prensiplere MENDEL KANUNLARI denir.

Menden kanunları genel olarak üç tanedir.Bunlar;

1-Benzerlik Kanunları

İki farklı saf (arı) dölün birleşmesiyle oluşan bireyler % 100 melez özelliktedir.Her iki dölün de genlerini taşır.

2-Karakterlerin Gizli Kalması Kanunu

Oluşan melez bireyler baskın karakterlidir.Ancak yapısında etkisiz birer çekinik gen taşır.İki ayrı melez birey çaprazlandığında farklı genotip ve fenotipte döller oluşabilir.

3-Karakterlerin Ayrılması Kanunu

İki ayrı melez karakter çaprazlandığında farklı oran ve çeşitli bireyler elde edilir.Çünkü yumurya ve spermler oluşturularken allel genler birbirinden ayrılır.Eşeyli çoğalan canlılarda görülen her özellik iki gen tarafından denetlenir.Yavruya genlerden biri anadan,biri babadan geçer.Bu gen çiftine ALLEL GEN denir.

DNA(DEOKSİRİBO NÜKLEİK ASİT)
DNA bütün hücrelerin çekirdeğinde bulunur.Kromozomların yapısı-
nın büyük bir kısmını oluşturur ve bütün vücut hücrelerinde aynı miktarda bulunur.Bu da aynı canlının bütün hücrelerindeki DNA'nın(poliploit hüc-
relerde hariç) aynı olduğunu gösterir.

DNA molekülü iki zincirli yay ve sarmal şeklinde kıvrılmış moleküldür.
Zinciri,şeker ve fosfat molekülleri meydana getirir.Bu iki zincirin arasında merdiven basamağı şeklinde organik bazlar dizilmiştir.Burada gelişigüzel bir sıralama yoktur.Her zaman G-C ve A-T karşı karşıya gelir.replikasyon sırasında bu iki zincir birbirinden ayrılır.Her zincir karşısında eşini oluşturarak iki yavru kromozomun meydana gelmesini sağlar.

DNA kendini oluşturan nükleotitlerin sayısına bağlı olarak büyüklüğü değişen uzun iplik şeklinde bir yapı gösterir.Oldukça katı yapısından dola-
yı mekanik darbelerde kolayca kırılabilir.Tüm bir DNA zincirinin elde edilmesi bu nedenle çok zordur.Mikroorganizmalardan elde edilen DNA
molekülleri 1000000000 dalton gibi büyük bir moleküler ağırlığa sahiptir.

Çekirdeksiz hücrelerde,özellikle bakterilerde,DNA içeren bölge NÜKLEOİD olarak adlandırılır.Bu bölgede DNA yumak şeklinde sarılmış iplikçikler halinde ya da sabun köpüğü şeklinde görülür.Nükleoidler sitoplazmadan bir zarla ayrılmaz.Dolayısıyla bakteri genomu kural olarak düz ya da çember şeklinde bir DNA heliksinden oluşmuştur.

ÇAPRAZLAMALAR
Eşeyli üreyen canlılarda erkek ve dişi üreme hücrelerinin birleştiril-
mesiyle yavru bireyler elde edilmesi olayına ÇAPRAZLAMA denir.

Çaprazlama yapılmasının sebebi karakterleri oluşturan allel genlerin yarısının dişiden (yumurta) ve yarısının da erkekten (sperm) alınmasıdır. Çaprazlama yapılırken bazı harf sembolleri olayın anlaşılması için kullanılır.Bunlar;P,G,F1,F2... gibi.
P --- Çaprazlamada kullanılan dişi ve erkek canlının karakterleri.
G --- Çaprazlamada oluşturulan gamet çeşitleri.
F1 --- Erkek ve dişi eşleşmesinden oluşan OĞUL BİREY karakterleri.
F2 --- Oğul bireylerin eşleşmesinden oluşan TORUN BİREY karakterleri

F2 bireylerinin(dölünün) bulunmasında F1 bireyleri(bir erkek ve bir dişisi) kendi aralarında çaprazlanır.(Kendileştirilir.)

Genotip çeşidi = 3(SS,Ss,ss)
Genotip oluşturma oranları = 1-2-1 şeklindedir

SS --- Homozigot
Ss --- Heterozigot dominant
ss --- Homozigot

İNSANDA CİNSİYETİN BELİRLENMESİ
İnsanda tüm karakterlerin oluşmasında genler görev yapar.Benzer şekilde erkek ve dişi cinsiyetin oluşmasında da genler topluluğu olan kromozomlar görev yapar.İnsan vücut hücrelerinde normalde 46 kromozom,üreme hücrelerinde de 23 kromozom bulunur.Vücut ve üreme hücrelerinde farklı 2 çeşit kromozom takımı bulunmaktadır.

Vücut hücreleri=46=44+2
Üreme hücreleri=23=22+1

Cinsiyet kromozomları da iki çeşit olup X ve Y dir.Y kromozomunu X e karşı baskın olup bulunduğu yavrunun erkek cinsiyetinde olmasını sağlar.

2N=46=44+XY --- Erkek birey
2N=46=44+XX--- Dişi birey

KALITSAL HASTALIKLAR
Karakterleri oluşturan genlerin yapı,sayı ve işleyişinde bir takım bozulmalar olabilir(zararlı mutasyon).Bu durumda kalıtsal hastalıklar ortaya çıkar ve üreme olayı ile nesillere aktarılır.Bu hastalıklara renk körlüğü,hemofili(kanın pıhtılaşmaması),altı parmaklılık,derinin renksiz olması(albinoluk)... örnek verilebilir.Bu hastalıklardan renk körlüğü
ve hemofililik genleri çekinik yapılı olup X cinsiyet kromozomu üzerinde taşınır.

İnsanda renk körlüğü şu şekilde oluşur.
r --- hastalık geni(çekinik)
R --- normallik geni(dominant)

XRXR---Normal dişi birey
XRXr---Normal (taşıyıcı)dişi birey
XrXr--- Hasta dişi(renk körü) birey
XRY---Normal erkek birey
XrY---Hasta erkek renk körü birey

KALITIM VE ÇEVR
ÇEVRE
Canlılar yeryüzünde doğal bir ortamda yaşadığı için çevresel etkenlerle tüm yaşamları etkilenir.Bu çevresel etkenler;sıcaklık,su,besinler,
nem,artık maddeler,basınç,iklim,hormonlar sayılabilir.Örneğin, tohumlar soğuk havada çimlenemez,çiçekler aşırı sıcakta dökülür,sinekler ılık olmayan hava şartlarında kanat oluşturamazlar.

MODİFİKASYON
Bitki ve hayvanlarda aynı türe bağlı bireyler arasında çiftleşme olmasına karşın,hepsi birbirine benzer bireylerden oluşmamıştır.Araların-
da kalıtsal olmayan MODİFİKASYON ve kalıtsal olan varyasyon denen farklılıklar vardır.Bu nedenle bir türü tanımlarken gösterdiği değişikliklerin sınırını,VARYASYON GENİŞLİĞİNİ belirtmek zorundayız.

Her tür bu değişiklikleri farklı boyutlarda gösterir.Canlılarda varyasyonları(çeşitlenmeyi) meydana getiren bir çok düzenek vardır.

Bütün biyolojik bünyeler dış koşulların etkisiyle belirli sınırlar içinde kalmak kaydıyla farklılaşmalar gösterir.Buna MODİFİKASYON denir.En belirgin örneği arı va karıncalıların kraliçesiyle işçileri arasında görülür.Her iki sınıfa ait bireyler benzer yumurtalardan(döllenmiş yumurtalardan)meydana geldiği halde,göze içerisinde,larva iken farklı beslenmelerinden dolayı,gerek vücut şekli gerekse davranışları bakımından tamamen farklı olurlar.Burada etki eden faktör,daha doğrusu modüle eden tek etken besindir.

Bu kadar kuvvetli modifikasyona hayvanlar aleminde az rastlanır.Aynı yumurta ikizlerinde kalıtsal materyal olmasına karşın,hiçbir zaman birbirlerine tam benzemezler.Çünkü çevre koşullarının her iki bireye aynı derecede etki etmesi olanaksızdır.

Modifiye eden dış koşullar,besin,sıcaklık,nemlilik ve diğer işlevsel gereksinimler olabilir.
Bir özelliğin modifikasyonu iki uç değer arasında geçişli olabilir.Örneğin bir vücudun ya da organın uzunluğu,renk oluşumu,bazen desenlerin minimal ve maksimal değerler arasında kademe kademe değişimi vs...Bu tip modifikasyona GEÇİŞLİ veya KADEMELİ MODİFİKASYON denir.

MUTASYON
Her ne kadar genler dikkat çekecek kadar kararlı ve yeni döllere bütün özelliklerini katılıyorsa da,zaman zaman doğal ve yapay koşullar altında MUTASYON=DEĞİŞİNİM dediğimiz değişikliğe uğrarlar.Bir gen mutasyona uğradıktan sonra kararlı hale gelir ve tekrar eski haline dönmek için de herhangi bir eğilim göztermez.Mutasyonlar kalıtsal materyalin normal kombinasyonunu değiştirmeyen,kalıtsal yapıdaki herhangi bir değişikliktir.Mutasyon terimi 1. kromozomların yapısının değişmesini,2.kromozom sayısının değişmesini,3. genlerdeki değişiklikleri kapsar.

Gen mutasyonu veya diğer bir deyimle NOKTA MUTASYONU kromozomun yapısında herhangi bir değişiklik yapmadığı gibi,mikroskop-
la da gözlenemez.Doğal olarak meydana geldiği gibi,deneysel olarak yapmak da mümkündür.Mutasyon meydana getiren her aracıya MUTAJEN FAKTÖR denir.Bu,sarsıntıdan ışınıma kadar birçok fiziksel ve kimyasal faktörü içerebilir.Mutasyona uğramış bir gen nadir olarak tekrar eski haline dönebilir.Mutasyona uğrama kuramsal olarak başat genin çekinik hale gelmesidir.Bazen aynı lokustaki gen, f arklı mutasyonlara uğrayarak multipli allelleri meydana getirir. Nokta mutasyonu DNA'da bulunan nükleotid dizisinin sırasının ya da bazlarının değişmesinden ileri gelir.Baz sırasının ve ya AT/GC oranının değişmesi o gene özgü enzimin tamamen kaybolmasına ya da etkisinin azalmasına neden olur.

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

Hücre Bölünmesi Ve Kalıtım

26/10/2009 ·

HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM

17/9/2008 · Kategori: fen dosyalari

 


             Hücre Bölünmesi       :

            Bir hücreden yeni hücrelerin oluşmasına hücre bölünmesi denir. Hücre bölünmesi bütün canlılarda görülen bir olaydır.

            Hücre bölünmesi hücre çekirdeğinde başlar ve birbirini takip eden evrelerden (safhalardan) oluşur. Yoğurdun mayalanması, bitkilerin büyümesi, tohumun çimlenmesi, yaraların iyileşmesi, büyüme ve gelişme olayları hücre bölünmesi sayesinde gerçekleşir.

Hücre bölünmesi; mitoz bölünme ve mayoz bölünme olarak iki çeşittir

a)      Hücre Bölünmesinin Nedeni   :

Hücrelerde yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için yapım (özümleme) ve yıkım (yadımlama) olaylarının yani metabolik faaliyetlerin gerçekleşmesi gerekir.

                Hücreler yaşamsal faaliyetlerini sürdürürken sürekli büyür. Hücrenin büyümesi demek hücre zarının, sitoplâzmanın ve çekirdeğin büyümesi demektir. Fakat sitoplâzmanın (hacimce) büyümesi hücre zarının (yüzeyce) büyümesinden daha fazla olur. Bir süre sonra hücre zarından madde giriş – çıkışı zorlaşır ve çekirdeğin yöneteceği alan sınırlı olduğu için çekirdek hücreyi yönetemez. (Yönetmekte güçlük çeker). Bu anda çekirdek bölünme emrini verir ve bölünme emri verildikten sonra hücre bölünmesi engellenemez.

                Bütün canlılarda hücre bölünmesi çekirdekte yer alan DNA molekülünün emri ile gerçekleşir. Hücrenin bölünebilmesi için belli bir büyüklüğe (bölünebilme büyüklüğüne) ulaşması gerekir.

 

b)      Hücre Bölünmesinin Amacı    :

           Hücre bölünmesinin amacı canlılarda üremeyi ve büyümeyi sağlamaktır.

            *Tek hücreli canlılarda hücre bölünmesinin amacı (hücre sayısını arttırarak) çoğalmayı (üremeyi) sağlamaktır.

*Çok hücreli canlılarda hücre bölünmesinin amacı (hücre sayısını arttırarak) doku, organ ve sistemlerin

büyüyüp gelişmesini, yıpranan dokuların onarılmasını, ölen hücrelerin yerine yenilerinin yapılmasını sağlamaktır. Bazı çok hücreli canlılarda sperm ve yumurta hücrelerinin oluşturulması hücre bölünmesi sayesinde sağlanır.

Not: İnsanlarda kan, deri, bağırsak hücreleri hızlı, kas hücreleri yavaş bölünürken sinir ve retina hücreleri de belli bir yaştan sonra hiç bölünmezler.

        Hücre bölünebilme büyüklüğüne ulaştığında çekirdek bölünme emrini vermezse hücre parçalanır.

        Hücre, yüzeyi arttırmak, hacmi azaltmak için bölünür.

        DNA’nın emri dışında, kontrolsüz şekilde hücreler bölünürse kanserli dokular oluşur.

3-         Mitoz Bölünme (Aynı Hücreler Oluşturan Bölünme)        :

Bütün canlılarda 2n kromozomlu vücut hücrelerinde görülen ve bir hücreden iki hücre oluşturan bölünme şekline mitoz bölünme denir.

 Mitoz Bölünmenin Özellikleri         :

            1-       Bütün canlılarda görülür.

2-       2n kromozomlu vücut hücrelerinde görülür.

3-       2n kromozomlu bir hücreden 2n kromozomlu iki hücre oluşur.

4-       Bölünme sonucu oluşan iki hücre aynı kalıtsal bilgiye (DNA’ya) yani kromozom yapısına sahiptir ve birbirinin tıpa tıp aynısıdır.

5-       Yaşam boyu devam eder. (Zigotun oluşumundan, ölüme kadar devam eder).

6-       Bölünme sonucu oluşan hücrelerin kromozom sayısı değişmez, sabit kalır.

7-       Tek hücrelilerde çoğalmayı, çok hücrelilerde büyümeyi, gelişmeyi, yıpranan dokuların onarılmasını ve ölen hücrelerin yerine yenilerinin yapılmasını sağlar.

8-        Tür içinde çeşitlilik oluşturmadan (kalıtsal özellikleri değiştirmeden) türün devamını sağlar.

9-       Mitoz bölünme başlamadan önce hücre bölünmeye hazırlık dönemi (interfaz) geçirir.

10-     Çekirdek bölünmesi (karyokinez) ve sitoplâzma bölünmesi (sitokinez) olarak iki aşamada gerçekleşir.

Bölünmeye hazırlık döneminde (İnterfaz Döneminde)  :       

                               1-           Hücre büyür ve bölünme büyüklüğüne ulaşır.

2-           Hücredeki kalıtsal (genetik) madde iki katına çıkar, (DNA yani) kromozomlar kendini eşler, bir kromozomdan iki(kardeş = homolog)  kromatit oluşur.

3-           Yaşamsal faaliyetler hızlanır. (ATP, mRNA, tRNA, rRNA, protein sentezi gibi).

4-           Sentrozom kendini eşleyerek sentriolleri oluşturur. (Sentrioller kendini eşler).

 

1-       Çekirdek Bölünmesi (Karyokinez)   :

Hücredeki, canlının kalıtsal özelliklerini taşıyan kalıtsal yapının yani kromozomların (DNA’nın) ikiye ayrılmasını sağlayan bölünmeye çekirdek bölünmesi denir. Çekirdek bölünmesi bitki ve hayvan hücrelerinde aynı şekilde gerçekleşir.

Çekirdek bölünmesi birbirini takip eden (profaz, metafaz, anafaz, telofaz olmak üzere) dört safhada (bölümde=dönemde=evrede) gerçekleşir.

 

I. Safha             (I-Profaz)    :     

1-       Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluştururlar.

2-           Kromozomlar (iki kromatitli yapı) boyuna bölünerek kardeş (Homolog) kromatitleri oluşturur.

3-           [Sentrioller zıt kutuplara çekilir ve aralarında iğ iplikleri oluşur].

4-           [Kromatitler birbirlerine bağlanır. Kromatitlerin birbirlerine bağlandığı noktaya sentromer denir].

5-           [Çekirdek zarı ve çekirdekçik erimeye başlar (kaybolur)].

 

II. Safha   (II-Metafaz)         :     

1-       Kromozomlar, (sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur ve) hücrenin ekvator düzlemine dizilirler.

2-           Kromozomları oluşturan kromatitler ikiye ayrılır.

[Kromozomların sentromerleri ikiye bölünür ve kromatitler birbirlerinden tamamen ayrılır].

3-           [Ayrılan kromatitler sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur].

4-           [Erimeye başlayan çekirdek zarı ve çekirdekçik kaybolur].

 

III. Safha (III-Anafaz) :   

1-       (İğ iplikleri kısalır ve) Ayrılan (homolog=eş) kromatitler zıt kutuplara çekilir.

2-           Zıt kutuplara çekilen (kardeş) kromatitlere kromozom denir.

3-           [Kardeş kromatitler (kromozomlar) kutuplara ulaştığı anda anafaz tamamlanır][.

 

IV. Safha   (IV-Telofaz) :   

1-       Zıt kutuplara çekilen kromozomlar (kromatitler) incelip uzayarak kromatin iplikleri oluşturur.

2-           Çekirdek bölünmesi tamamlanır ve aynı kalıtsal bilgiye sahip yani aynı kromozomlara sahip iki çekirdek oluşur.

3-           Sitoplâzma bölünmesi başlar.

4-           [İğ iplikleri kaybolur].

5-           [Çekirdek zarı ve çekirdekçik oluşur].

6-           [Profazın tam tersi şeklinde gerçekleşir].

2-         Sitoplâzma Bölünmesi (Sitokinez)    :

           *Hayvan hücrelerinde, sitoplâzma bölünmesi boğumlanma ile gerçekleşir

           *Bitki hücrelerinde sitoplâzma bölünmesi orta lamel (ara plak = ara bölme = ekvatoral plak) oluşması sayesinde gerçekleşir. Sitoplâzma bölünmesi sonucu hücre zarı ve hücre çeperi oluşur.

NOT :

Mitoz bölünme sonucu hücre sayısı artar, kromozom sayısı sabit kalır.

Mitoz bölünme, eşeysiz üremenin temelini oluşturur.

Mitoz bölünme zigotun oluşumu ile başlar ve ölüme kadar devam eder.

Eşeysiz Üreme           :

            İlkel, basit yapılı canlılarda tek bir atadan yeni canlıların (bireylerin) oluşmasına eşeysiz üreme denir. (Eşey yani üreme hücreleri olmadan gerçekleşen üremedir).

Eşeysiz üreme çeşitleri şunlardır:

                        1-         Bölünerek Üreme.

                        2-         Tomurcuklanma İle Üreme

                        3-         Sporla Üreme.

                        4-         Vejetatif Üreme.

                        5-         Rejenerasyon İle Üreme.

 

 

1-         Bölünerek Üreme      :

          Bakteriler, mavi-yeşil algler (su yosunları), amip, öglena (kamçılı hayvan), terliksi hayvan (paramesyum) bölünerek üreyen tek hücreli canlılardır.

          Paramesyum (terliksi hayvan) enine, öglena (kamçılı hayvan) boyuna, amip ise enine veya boyuna bölünebilir.

 

 

2-         Tomurcuklanma İle Üreme  :

           Ata (ana) canlının vücudunda küçük bir çıkıntı yani tomurcuk oluşur. Oluşan tomurcuk gelişimini tamamlayarak yeni bir canlı oluşturur.

            Oluşan canlı bazen ata canlıdan ayrılarak yaşamını sürdürür, bazen de ata canlıdan ayrılmayıp ata canlı ile birlikte kolonileri oluşturarak yaşamını sürdürür.

 

          Tek hücreli canlılardan bira mayası (maya mantarlarında) ve çan hayvanında görülür.

          Çok hücreli canlılardan deniz anası, süngerler, sölenterler (tatlı su hidrası), polip, mercan ve ciğer otlarında görülür.

 
3-    Sporla Üreme (Sporlanma)   : Olumsuz çevre şartlarına dayanabilen, üzeri sağlam bir örtüyle örtülü olan ve üreme olayını gerçekleştiren özel hücrelere spor denir.

 

          Bakteriler, (küf veya maya) mantarlar, plazmodyum (sıtma mikrobu), çiçeksiz bitkiler (eğrelti otu, karayosunu, atkuyruğu, kibrit otu, ciğer otları), sporla üreyen canlılardır.

4-         Vejetatif Üreme         :

Yüksek yapılı gelişmiş bitkilerde görülen üreme şeklidir. Bitkilerden alınan bir parçanın köklendirilerek bunlardan yeni bitkilerin oluşturulmasına vejetatif üreme denir.

Vejetatif üreme; çelikle, yumru ile ve soğan ile üreme şeklinde gerçekleşebilir.

                         

a-Çelikle Üreme        :

Bazı bitkilerden kopan veya kesilen kök, gövde, dal, yaprak gibi kısımlardan (parçalardan) yeni bitkinin oluşmasına çelikle üreme denir. Çelikle üreme aşılama veya köklendirme ile gerçekleşir.

          Asma, gül, kavak, söğüt dallarından veya kökünden yeni bitki oluşur.

                                                         Çilek ve zambak (rizom) gövdelerinden yeni bir bitki oluşur.

          Afrika menekşesi ve gözyaşı bitkisi yapraklarından yeni bir bitki oluşur.

                       

b-Yumru İle Üreme   :

Bazı bitkilerin besin depolayan yumru gövdelerinin üzerinde oluşan yumruların çimlendirilerek yeni bitki oluşturmasıdır.

          Patates ve yer elması yumru ile ürerler.

  

c-Soğan İle Üreme    :

Bazı bitkilerin besin depolayan yassı (soğan) gövdelerinin çimlendirilerek yeni bir bitki oluşturmasıdır.

Yorum ( yok ) Yorum yaz!